bet365

Gülşah Temizsoy-İngiltere (Brighton)

Öncelikle nerden başlamılıyım anlatmaya bilemiyorum. Sanırım Ingiltereye gitmemde bana büyük yardımları dokunan önce Berna hocama ardından hiç görmediğim halde sıcak ve samimi konuşmalarından tanıdığım Şeyda hanıma kocaman bi teşekkür ederek başlamak istiyorum. Hayatımda verdiğim en doğru karardı yurtdışına gitmek ve siz olmasaydınız nasıl olurdu bu bilemiyorum. Her konuda yardımlarını esirgemeyen oradaykende benimle ilgilenen bu insanları iyiki tanımışım diyorum.

Yazımı okurken kafanızdan eminim bir sürü soru işareti geliyor; ordayken nasıl bi hayat beni bekliyor, kimin evinde yada kimlerle yaşayacağım,okul nasıl olucak, bana nasıl bi fayda sağlayacak, oraya alışabilecek miyim… inanın ne olacagı bana anlatılmasına rağmen hala kafamın içinden geçiyordu buna benzer sorular, ancak oradayken tanıdığım ve dünyanın her yerinden gelen tüm arkadaşlarım bu tür soruları sormuşlardı kendilerine. Evet ingiltereye gidecektim Brighton ‘a. kesinleşmişti, vize alırkende benimle ilgilenen vize görüşmesine kadar hala telefonda konuştuğum Şeyda hanım ve Berna hocama bir kez daha iyiki vardınız demek istiyorum.

Korkulacak bişeyde yokmuş vizeyi almıştım, şimdi uçak biletindeydi sıra oda bilindiği gibi internetten bir dakikada yapabileceğiniz bi işlem. Biletimi de almıştım ve sıra gitme gününün gelmesini beklemekteydi ve o gün, hava alanı Türkiyede ayak bastığınız son yerdi, 3 buçuk saat sonra hayatınızda hiç bilmediğiniz bi ülkede olacaksınız… bi düşünün heyecanı bile güzel geliyor şuan bana ve uçaktan inişim valizlerimi alışım…Hayatımda yaptığım ve üzülerek verdiğim tek para transfer istemek oldu :) hiçte gerek yokmuş Türkiyede nasıl bi otobüsle bi yerden bi yere gidiliyosa ordada sorduğunuz zaman size yardım etmek isteyen ve yön gösteren son derece centilmen ve son derece yakışıklı insanlar varmışş:)) ve kaybolmazsınız inanın. Sonuçta beni almaya gelen insanda son derece sevecen biriydi. Stansted hava alanından Brighton`a beni kalacağım ingiliz ailenin evine götürecekti. Bir buçuk saatlik bi yolculuktan sonra sanki bi film karesine bakıyormuşum gibi etrafı seyrediyordum… geçtiğim yollar, evler herşey başkaydı… artık başka bi ülkedeydim.

Son derece zevkli bir yolculuktan sonra Brigton a gelmiştik. Ingiliz bi ailenin yanında kalmak benim tercihimdi ama şuan olsa öğrenci evinde olurdum. Sıra aile ile tanışmakta, bizim kadar tabi sıcak insanlar değiller :) ama beni odama yerleştirip oradanda çevreyi tanımam ve kaybolmamam için durakları ve alışveriş yapabileceğim dükkanları gösterdikten sonra artık yalnızdım… Ertesi sabah okula gidecektim, bana gösterilen durakta bekleyip verilen otobüs numarasına binip bana söylenen yerde indim. Evler ve yollar o kadar düzenli ve aynıki, aklımda tutmam biraz zor oldu, alışık değiliz Türkiyeden biz bukadar düzene… Neyse uzun bi uğraştan sonra okula kadar bana ingiliz bi cocuk eşlik etti. Neyse okuldaydım artık, tanışma aşaması herşey yolundaydı. Okulda tanıdığım herkes çok iyi çok sevecen sanki seçilmiş gibi herkes harikaydı size yardım için ordalardı sanki. Sınıf arkadaşlarınızla da tanışmaya başladıktan sonra artık farklı bi yaşamınız başlıyor demektir.

Kaldığım aile gayet iyi bir aileydi, çok temizlerdi ve 4 ayımı çok sevdiğim Italyan bir arkadaşımla geçirecektim. Yeni biriyle tanışmak ve hiç bilmediğin bir dille bi hayatı paylaşmak ilk başta garip gelsede bir günde alıştık birbirimize. Okul size zaten hertürlü imkanı sunuyor, aileyi beğenmediğiniz da yada evi beğenmediğinizde hemen yerine başka bir ev ayarlayabiliyorlar herhangi bi sorunda zaten Şeyda hanım ve Berna hocam bir telefon kadar uzaktılar bana ve iyiki de vardılar… Kısa sürede okula da alışmıştım, orada tanıdığım herkese tekrar teşükkür etmek istiyorum…

Farklı bir dille kendimi anlatmak zorunda hiç kalmadığım için ilk zamanlarımı biraz susarak geçirdim kabul ediyorum ama heşeyin bi alışma süreci var değil mi? buda benim tahmininm bir buçuk ay en geç 2 ay, hayat daha farklı oluyor paylaşımlarınz sohbetleriniz artık daha geniş ve anlamlı olmaya başlıyor. Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler felsefem burda başlıyor benimde…insanları tanımanın sadece aynı dili konuşmakla olmadığını anlıyorsunuz , aynı dili konuşmak anlaşmak demek değil ve burdayken ingilizceye sonsuz teşekkür ediyorsunuz işte. Her ülkeden arkadaşlarınız oluyor ve her ülkede size kapısını açacak sizi sevgiyle karşılayacak insanlar dostluklar, aynı şekilde onları misafir edeceğiniz bir kapıda Türkiye oluyor.

Brighton son derece güzel sevimli tam anlamıyla öğrenci sehri. Caddeleri sokakları gidilen mekanlar heryer zaten yanınızdakilerle daha da güzelleşiyor. Ülkenin siztemi ve düzeninin sizi etkilememsine imkan yok. Herşey sonderece düzenli trafik, yollar, bahceler her yer ve herşey sanki sizin için hazırlanmış gibi karşılıyor bu ülkede sizi inanın. Iş bulmak ve orda çalışmak hiçte o kadar zor değil birazcık etyrafı tanımaya başladıktan sonra herşey oluyor zaten kendiliğinden. Şimdi de ve benim için bu fırsatı yaratan babama sonsuz teşekkür etmek istiyorum..benim anlatmak istediklerim bu kadar herşeyide anlatmak olmaz dimi yaşamak hissetmek görmek lazım sihiri kaçmasın diyeee….

Free and Full Templates

WEKM